Fotoğraf makinesi hakkında

Fotograf Makinesi

Fotograf Makinesinin bir görüntüyü kaydetmek amacıyla icat edilmesinden günümüze kadar teknolojisi gelişmiştir. Artık firmalar körler için fotograf makinesi üretildi şeklinde reklamlar vermektedir. Her türlü ayarını kendisi yapan akıllı makineler ve sayısal ortama aktarılarak her türlü düzeltmenin veya filtre denemelerinin yapılabildiği makineler üretilmiş ve bu nedenden fotograf yargı önünde delil olmaktan çıkmıştır.

Fotograf Makinesi Parçaları

Objektif

Fotograf makinesinin icadından sonra ışığın bir düzlemde toplanması ve görüntüyü film düzlemine taşıması amacıyla ilk objektifler ilkel şekilde üretildi. Basit lens düzenleri şeklinde üretilen ilk objektifler, gün geçtikçe teknolojinin ilerlemesiyle ve diyafram, zum, netlik eklemeleri ile modern bir cihaz halini alırken ışığı maksimum düzeyde geçiren lensler kullanılarak üretilmeye başlandı.

Diyafram

Fotograf çekerken kullandığımız film üretici tarafından katalog değerinde belirtilen ışık şiddetine duyarlıdır. Bu belirli miktardan fazla ışık aldığında film yanar. Az ışıkta ise film ışığa doymaz ve karanlık bir görüntü oluşur. Objektiften geçen ışığı kontrol etmek için, yani fazla ışık şiddetinin etkisi altındaki bir cismi görüntülerken objektiften geçen ışığı azaltmak veya az ışık altındaki bir objeyi görüntülerken objektiften geçen ışığı artırmak amacıyla objektif üzerine açılıp kapanan mekanik bir parça konulmuştur. Fotografçı tarafından manuel veya makine tarafından otomatik olarak ayarlanan bu hareketli parçaya diyafram denir.

İnsan gözünün mükemmel bir diyafram özelliği vardır. Az ışıkta açılarak, fazla ışıkta kapanarak otomatik olarak diyafram özelliği gösterir. Fazla ışıkta göz bebekleri küçülür, az ışıkta açılır. Fotograf makinelerinde bu işlem otomatik olarak makine üzerinde bulunan pozometre veya objektif üzerinde bulunan diyafram halkası yardımıyla yapılarak objektiften giren ışık ayarlanır.

Basit Diyafram

Objektiften veya lensten geçen ışığın önüne gelen küçüklü büyüklü deliklerden oluşan plakalar basit diyaframlardır. Genelde fotograf makinelerinde iki veya üç plaka bulunur. Işığın en fazla olduğu zamanlarda en küçük delik, az olduğu zamanlarda ise hiç plaka kullanılmadan ışık filme ulaştırılır. Ucuzluğu nedeniyle halen üretilen birçok makinede kullanılmaktadır.

İris Diyaframlar

Diyafram tipinin en modern halidir. Çok ince metal veya plastik levhacıklar halindedir ve objektif etrafındaki halkaya yerleştirilmiştir. Objektif dışındaki diyafram halkasının çevrilerek hareket ettirilmesi ile ince plakalar açılıp kapanarak ışık miktarını ayarlar ve diyafram açıklığını sağlarlar.

Otomatik Kontrollü Diyaframlar

Özellikle amatör amaçlarla fotograf çeken kullanıcılar tarafından kullanılan makineler için tasarlanmıştır. Objektiften geçen ışığın şiddetini hesaplayan elektronik devreye bağlı fotoelektrik ünitenin diyaframı kontrol etmesinden oluşan bir sistemdir. Bu tip makineler hem amatör amaçlara hizmet eder hem de pahalıdır.

Fotograf makinesi üreticileri artık ürettikleri makinelere ışık değer sistemini eklemektedir. Bu sistem gerekli ışık değerine makine ayarlandıktan sonra enstantaneyi ne değerde ayarlarsak ayarlayalım diyaframın kendiliğinden buna bağlı olarak otomatik olarak ayarlanmasından oluşmaktadır. Bu sisteme Obtüratör Bağlantı Diyafram Sistemi denir.

Diyaframın çalışılan konuya göre ayarlanması sayı sistemiyle yapılır. Diyaframın en açık değeri, diyafram halkası üzerindeki en küçük değerdir ve en fazla ışık miktarı filme uygulanır. Bundan sonraki değer ise bunun iki katıdır ve bu sayı değeri diyaframın en az ışığı geçirdiği kısık diyaframa ve en büyük sayıya kadar gider. ” F ” harfi ile belirtilen bu diyafram açıklığı sabit sayılar ile uluslararası standartlarda fotograf makinelerine uygulanmaktadır.

Bir çizelge şekline getirildiğinde diyafram ” F ” değerleri ( 1.4 – 1.8 – 2 – 2.8 – 4 – 5.6 – 8 – 11 – 16 – 22 ) şeklindedir. Burada diyafram halkasının ilk ve en küçük değeri en açık diyaframı veya başka bir deyişle diyaframın devrede olmadığı durumu göstermektedir. Ancak bu değerin belirlenmesi ise lensin ışık geçirgenliği ile belirlenmiştir. 1 değerine en yakın değer ışığın en kaliteli ve en az kayıpla geçiren lens için kullanılır. Bu objektifin lensinin kalitesine bağlıdır ve fiyatını da belirler.

Obtüratör

Fotograf makinelerinde objektiften geçen ışık miktarının tam olarak kontrol edilebilmesi için ışığın geçme süresini kontrol altında tutmamız gerekir. Bu süreyi ayarlamak için makinelerde bulunan düzenek obtüratördür. Obturatör pozlama süresini ayarladığı gibi aynı zamanda hareketli konuların çekiminde hareket hızının sabit bir şekilde pozlanmasını da sağlar. Çok hızlı hareketlerde sabit görüntü pozlamak için ışığın geçiş süresinin zamana oranla daha kısa sürede pozlanması gerekir. Bu nedenle üretici firmalar kendi aralarında bir teknik yarışa girmişler ve sonunda saniyenin iki binde birine kadar kısa sürede açılıp kapanan obturatörler yapmışlardır. Bu sürenin hem fotograf eğitiminde öğretilmesi hem de kullanıcılar tarafından daha iyi kontrol edilmesi için uluslararası standartlarda bir çizelge oluşturulmuştur. Üreticiler bu standartlarda fotograf makineleri üretmektedir.

Obturatör değerleri ( 1 – 2 – 4 – 8 – 15 – 30 – 60 – 125 – 250 – 500 – 1000 – 2000 ) olarak fotograf makinelerinde bulunmaktadır.

1 değeri bir saniyedir. Yani objektiften 1 saniye süreyle ışık filme aktarılır. 2 değeri ise saniyenin 1/2 si kadardır yani yarım saniyedir. 4 ise saniyenin 1/4 kadarıdır. 500 değeri saniyenin 500 de birinde içeri ışık almaya yarar. 2000 ise saniyenin 1/2000 süresinde çok kısa bir sürede film düzlemine ışık düşürmeye yarar. Bu zaman değerlerinin haricinde bazı makinelerde B ve T harfleri vardır. T harfi (time) zaman sözcüğünün baş harfidir. Makinenin enstantane ayarı T harfine getirilip deklanşöre basıldığında ışık içeri alınır. Tekrar basıldığında ışık kesilir. Bu duruma poz verme denir. Bu şekilde makinenin ışık alma süresi el ile ayarlanır. Özellikle çok karanlık ortamlarda ve bir saniye ışık pozlama süresinin yetmediği zamanlarda bu şekilde çekim yapılır. B harfi ise aynı işe yarar sadece makinenin mekanik düzeni farklı çalışır. B harfi kullanılarak çekim yapılırken deklanşöre basıldığında ışık içeri alınır. Deklanşörden elimiz çektiğimizde ışık kapanır.

Obturatör tipleri

Mercekler arası obturatörler

Birden fazla mercek elemanlı objektiflerde merceklerin arasına yerleştirilmiş obturatörlerdir. Bunlara yapraklı obturatörde denir. Bu tip makinelerde objektif sabittir.

Perde Obtüratörler

Merceklerin arasında yada gerisinde olmayan doğrudan doğruya makinenin içinde filim yüzeyi önünde hareket eden muşamba kumaş veya metal obtüratördür. Perde tipi obtüratörler ortalarında çizgi şeklinde bir yarık bulunan bir perdeden oluşmuştur. Bir silindirden diğerine sarılabilecek biçimdedir. Perde film yüzeyinin önündedir ve bir kenardan diğer kenara doğru hareket eder. Bu hareket ile duyarlı film düzeyi gerekli ışığı alır. Perdenin bu hareketi sağdan sola yada yukarıdan aşağıdır. Bu tip obtüratörler refleks makinelerde bulunur ve objektifleri değiştirilebilir.

Diyafram tipi obtüratörler

Diyaframlarda olduğu gibi bir halka üzerine yerleştirilmiş ve birbiri üzerinde kayarak açılıp kapanabilen üç veya beş metal plakadan oluşmuştur. Bu plakaların hareketi bir nokta halinden yıldız şekline dönüşerek açılır veya tam tersi şekilde kapanır. Bu sayede film yüzeyinin her tarafına aynı ölçüde ışık düşmesi sağlanmış olur. Mekanik olarak bir yay ve frenleme sistemi kullanılır.

Geciktirme Aygıtlı Obtüratör

Bu tipe otomatik obtüratör de denir. Bazı fotoğraf makinelerinde obtüratörün hareketini deklanşöre basıldığı andan itibaren 10-15 sn geciktiren mekanizma eklenmiştir. Bu sayede makineyi kullanan kişinin de fotoğraf içinde yer alması sağlanır.

Vizör

Vizörün Türkçe karşılığına Bakaç diyebiliriz. Viewfinder veya vizör makine objektifinde oluşan ve film düzlemine düşen görüntünün fotografcı tarafından görülmesine yarayan bir optik ve ayna düzenidir. Görüntüsü çekilen konunun çekim sırasında fotografcı tarafından kontrol edilmesine olanak verir. Vizör teknolojileri iki ayrı grupta incelenebilir. Refleks ve refleks olmayan vizörler.

Refleks olmayan vizörler

Objektiften film düzlemine düşen ışığın görülemediği, ayrı bir lens veya objektiften görüntünün izlenebildiği, film düzlemine düşen görüntü ile vizör görüntüsü arasında bir açının bulunduğu vizörlerdir. Fotografcı refleks olmayan vizörden baktığında film üzerine düşen görüntüyü göremez. Bu nedenle netleme işlemi göz ile yapılamaz ve kontrol edilemez. Refleks olmayan vizörlerde fotografcı netlik yapabilmek için metre ile ölçüm yapmak veya tahmin etmek zorunda kalır. Refleks olmayan ama geliştirilmiş vizörler basit bir Galileo dürbününden başka bir şey değildir. Fotografcının tespit ederek konuya göre taktığı objektifin görüş açısı ile eşdeğer görüntüyü kameramana iletirler. Bu tip vizörlerde de paralaks hatası bulunur ve düzeltme işlemine gerek vardır.

Refleks vizörler

Objektiften geçen ışık, örtücü üzerinde bulunan bir ayna yardımı ile 90º kırılarak görüntünün vizörden izlenebilmesi için buzlu cama gönderilir. Prizma yardımı ile vizör lensinde görüntü fotografcıya ulaşır. Refleks aynaları imal türlerine göre ya cam üzerine kaplama ya da basit ayna şeklinde üretilir. Refleks aynası örtücü ile senkron olarak çalışır ve deklanşöre bastığımızda açılarak ışığın film düzlemine geçmesine izin verir. Bu sayede çalışılacak görüntü direk olarak fotografcı tarafından izlenebilir. Görüntü içindeki öğeler netlenirken bu işlem fotografcı tarafından kontrol edilebilir. Görüntüsü pozlanacak hareketli objeler takip edilerek netlik yapılıp en uygun anda çekim yapılır. Dar açılı tele objektifler ile çalışırken bu özellikler çok önemlidir ve ancak refleks vizörler ile sağlıklı çekim mümkün olur.

Diğer Konular

  • Benzer Yazı Yok

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir