.NET nedir?

Bu sorunun cevabı hala herkesin kafasında tam olarak açık değil.

Microsoft, 1975 yılına Bill Gates ve Paul Allen tarafından kurulduğunda bir vizyonu vardı: Her eve, her masaya bir PC. Bugün bu vizyon olabildiğince gerçekleşmiş durumda. 1995 yılından itibaren artan Internet kullanımıyla beraber kurumların ve son kullanıcıların ihtiyaçları da değişti. Microsoft, 2000 yılının Temmuz ayında 10 sene sürecek olan yeni vizyonunu açıkladı: .NET. .NET, yazılım geliştiriciler için uygulamalar oluşturmak, kurumlar için karlılığı ve verimliliği artırmak, son kullanıcılar yani biz tüketiciler içinse teknoloji ve bilgiyi günlük hayatla buluşturabilmektir.

Neden .NET bu kadar önemli? Microsoft bu yeni teknolojiye neden bu kadar önem veriyor ve yatırım yapıyor? .NET, size ve kurumunuza ne gibi yenilikler getirecek? .NET’i tek cümle ile özetlemeye çalışırsak: Internet üzerinden güçlü yazılımlarla, her zaman, her yerden, her türlü araçtan, her türlü bilgiye ulaşmak diyebiliriz. Peki neden bilgiye ulaşmak istiyoruz? Bilginin önemi nedir?

Bir gün yolda arkadaşlarınızla gidiyorsunuz ve akıllı cihazınıza iki sokak ilerideki sinemada, uzun zamandır beklemekte olduğunuz filmin artık vizyona girdiği mesajı geliyor. Siz de arkadaşlarınızla beraber bu sinema için akıllı cihazınızdan istediğiniz seansa yer ayırıp gitmek için gerekli rezervasyonu sinemaya gitmenize gerek kalmadan bir kaç saniye içinde kolayca yapabiliyorsunuz. Normal koşullar altında bu işlem çok daha zor olabilirdi. Sinemada hangi filmlerin vizyonda olduğunu ve sizin için uygun olan seans saatlerini gazete, Internet veya telefon aracılığı ile öğrenecek, daha sonra rezervasyon için Internet’e bağlı bir bilgisayar bulacak, veya telefon ile bu işlemi çözmeye çalışacaktınız. Bütün bu işlemler için de vaktinizin oldukça büyük bir bölümünü harcayacaktınız. Hem bu durumda sinema sahibinin de size ulaşması mümkün olmayacaktı, belki de o filme o sinemada gitmeyecektiniz.

Diğer taraftan; Günümüzde artık kurumlar teknolojinin işlerine olan etkilerinin farkındalar ve teknolojinin nimetlerinden sonuna kadar faydalanmak istiyorlar. Bugünün iş dünyasında şirketler asıl rekabet alanlarına daha çok odaklanarak lojistik destek, müşteri hizmetleri gibi bir takım servisleri dışarıdan satın alma yoluna gidiyorlar. Böylelikle maliyetleri azaltırken, verim ve karlılığı artırmayı hedefliyorlar. Dışarıdan hizmet alım modelinin bu kadar popüler hale gelmesinin sebebiyse B2B ilişkilerde ve işlemlerde artan Internet kullanımıyla beraber, leased hat ve EDI tabanlı veri transferi gibi eski ve pahalı iletişim alternatiflerinden uzaklaşmaktır.

Artık dijital ekonomide kurumlar daha başarılı olabilmek için, o andaki pazar koşulları çerçevesinde kendileriyle uyum içinde ve en verimli şekilde çalışabilecekleri iş ortaklarını arıyorlar. Kurumlar iş ortaklarını seçerken bazı kriterlere dikkat etmek zorunluluğu duyuyorlar, çünkü kurumlar arası uygulama entegrasyonu (B2B) olmaksızın verimli bir iş entegrasyonundan söz etmek mümkün olamıyor: iş ortaklarının başarısı, aynı tip işletim sistemleri ile donanımları kullanıyor olma ve kullanılan uygulamaların birbirleriyle olan uyumu gibi. Bu noktada da en önemli husus entegrasyon haline geliyor. Hem iş ortaklarıyla entegrasyon, hem müşterilerinizle entegrasyon, hem de şirketiniz içi entegrasyon. Internet, diğer veri transferi çözümleri yanında çok ucuz bir alternatif olduğundan uygulama bağımsız, platform ve dil bağımsız Internet tabanlı bir entegrasyon modeline ihtiyaç doğuyor. Bu koşullar altında da entegrasyon en az maliyetli ve maksimum uyumlulukta olmalıdır ki bu da artık Web Servisleri ile mümkündür. Son bir kaç senedir bilişim endüstrisi Web Servisleri modelinin etrafında standartlaşmaya başlamıştır.

Günümüzde artık çok aktif ve hızlı bir çalışma hayatı var. Teknoloji, özellikle de bilişim teknolojisi müthiş bir hızla gelişiyor ve kurumların hayatında her geçen gün daha çok rol alıyor. Bugünün dijital ekonomisinde de kurumlar etkin rekabet için teknolojiyi daha yakından takip ederek, teknolojiden maksimum oranda yararlanmak istiyorlar. Artık çalışanlar da, bazı bilgilere her zaman her yerden erişmekten ziyade, bu bilgi üzerinden hareket etme kapasitesine de sahip olmak istiyorlar. Bunun için de çalışanların veya bilgilerin nerede bulunduğu önemli değildir. Önemli olan bu bilgiye bir şekilde ulaşarak bu bilgi üzerinden hareket etmektir.

Mesela bir sanal mağazada cep telefonlarından sorumlu departmanda satış müdürü olarak çalışıyorsunuz. İş dışındasınız ve akıllı cihazınıza bir mesaj geliyor: Henüz piyasaya yeni çıkmış olan bir telefon inanılmaz satışlar yapıyor, telefon çok popüler ve stoklarınızda oldukça azalmış durumda. Bu mesajın hemen ardından akıllı cihazınız üzerinden şirketiniz için fiyat ve teslim zamanı açısından en uygun olan tedarikçiyi bulup ihtiyacınız kadar telefonu sipariş edebiliyorsunuz. Peki ya bu koşullar altında çalışmıyor olsaydınız? Şirketinizden sizi cep telefonunuzdan arayacaklar ve problemi ileteceklerdi. Sonra da siz şirketinize ancak dönebildiğiniz zaman tedarikçilerle teker teker irtibata geçerek hangisinin şirketiniz için en yararlı olduğuna karar verecektiniz. Sipariş ve teslimat bilgileri üzerinde anlaştıktan sonra işleminizi tamamlamış olacaktınız. Yani sadece bir kaç dakikada yapabileceğiniz basit bir işlem için belki de bütün bir gününüzü kaybedecektiniz. Verimliliğiniz düşerken zamanınızı etkili şekilde kullanamayacaktınız. Oysa akıllı cihazınız üzerinden tüm bu işlemleri kısa bir şekilde çözebildiğinizden işe gitmenize bile gerek kalmadan zamanınızı en az şekilde kullanarak şirketiniz için en iyi olan seçimi yapabilirsiniz.

Artık bilgi işlem teknolojisi çok hızlı gelişiyor. İşlemcilerin hızı her 18 ayda bir 2 katına çıkıyor. Artık işlemcilerin her biri mainframe gücünde ancak çok ekonomikler. Akıllı cihazlar adı altında topladığımız PDA, Pocket PC, cep telefonları gibi cihazlarla artık düşük maliyetlerle hızlı Internet erişimi sağlanabiliyor. Bunun için artık donanım altyapısı yeterli ve düşük maliyetli. Artık akıllı cihazlarla bir takım verilere kolay bir şekilde ulaşıp, bilgi üzerinden hareket edebilme teknolojisi mevcut.

Bill Gates’in bir sözünden bahsetmek istiyorum: ‘Today we have a world of applications and web sites and we think of them as two different worlds. With .NET these two worlds become one…’ Yani şu anda günümüzde uygulamalar ve web siteleri iki ayrı dünya, ancak .NET ile birlikte bu iki dünya biraraya geliyor. Şu anda web üzerindeki bilgiler statik birer bilgi kaynağı. Bu bilgiler web sitelerinin arkasında çalışan sunucularda ve veritabanlarında saklanıyor. Oysa web servisleriyle beraber bilgiler artık tamamen web üzerinde olacak, yani bilgi web üzerinde yaşayacak. Dolayısıyla da cihazdan bağımsız bir şekilde, nerede, ne zaman olduğunuzun önemi olmadan her zaman her yerden her türlü araçtan bilgiye ulaşabileceksiniz.

Bilginin web üzerinde yaşamasının avantajları nelerdir? Mesela tüm bilgilerinizi; kontak bilgilerinizi, randevu bilgilerinizi, kişisel bilgilerinizi düşünün. Bu bilgilerin sizin için hayati önemi var ve bunları akıllı cihazınızda saklıyorsunuz. Bir gün akıllı cihazınızı unuttuğunuzu veya kaybettiğinizi farzedelim. Şehir dışındasınız, çok acil toplantılara girmeniz gerekiyor ve toplantı gündemi ve diğer bilgilere mutlaka ulaşmanız gerekiyor. Bu bilgiler web üzerinde tutulduğundan Smart Card’ınızla beraber bu bilgilere herhangi bir akıllı cihaz üzerinden erişebilirsiniz. Peki ya bu bilgiler web üzerinde olmasaydı? O zaman bütün bilgileriniz o an yanınızda olmayan bir cihazda olacak ve tüm bu bilgilere ulaşmak için türlü zorluklarla karşılaşacaktınız. Ofisinizi arayıp randevu bilgilerinizi teyit edecek, gelen acil mesajlarınız için etmeniz gereken telefon numaraları bilgilerine ulaşmakta güçlük çekecektiniz. Neden? Çünkü bilgileriniz bir cihazda olduğu için, o cihaza bağımlı kalacaktınız. Oysa bilgileriniz web üzerinde bulunduğunda istediğiniz zaman, istediğiniz yerden bu bilgilere ulaşabileceksiniz.

Diğer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir