Türk Lirası Logosu Nasıl tasarlandı?

Bir ülkenin dünya çapında markalaşsı adına önemli simgelerden biriside hiç şüphesiz o ülkenin parası önde gelen unsurlardandır. Ülkeyi ekonomik güç olarak bir anlamda parasının değeri gösterir. Paranın ideal bir tasarıma sahip olması logosunun zihinlerde yer bulması hem onun reklamı ve değer kazanması açından önem kazanır.

Çıtasını her geçen gün yükselten Türkiye, türk lirasının yeni logosuna kavuştu. Modern, kolay ve pratik bir tasarımı olan logo bir çok anlam barınıyor aslında. Genç Tasarımcılar olarak birlikte tasarım sürecini ve ortanay nasıl çıktığını Türk Lirası Logosu’nu tasarlayan Tülay Lale’nin sözleri ile aktarıyoruz.

Türk Lirası Logosu Nasıl tasarlandı?

TL’nin tasarımcısı: Tasarımı 3 kişi yaptıklarını ifade etti. TL simgesinin tasarımcısı Tülay Lale, “Tasarımı 3 kişi yaptık ve 1,5-2 ay kadar sürdü.” dedi.
TL simgesinin tasarımcısı Tülay Lale, beş kardeş olduklarını ve beşinin de isimlerinin ”T” ile soy isimlerinin de ”L” ile başladığını belirterek, ”Bu anlamda aslında ailemizin isminin paramıza kazındığını düşünüyoruz” dedi.

Merkez Bankasında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla kamuoyuna açıklanan TL’nin simgesinin tasarımcısı ve İZ Grup Yönetim Kurulu Başkanı Lale, AA muhabirine yaptığı açıklamada, TL’ye simge tasarlamanın, her ajans gibi kendilerinin de rüyası olduğunu söyledi.

Bu rüyanın peşinden giderek, TL Simge Yarışmasına katıldıklarını dile getiren Lale, ”Ancak tabii bu büyük bir sorumluluk ve büyük bir yük. Yaptığınız şey öyle alelade bir şey olmamalı, farklı yönlere çekilmemeli, dünya piyasalarında kabul görmeli ve markalaşma süreci çok hızlı olmalı. Bunlar göz önünde bulundurularak büyük bir koşuşturma başladı” diye konuştu.

Hazırlık aşamasında birden fazla tasarım yaptıklarını ve üzerinde çok konuştuklarını aktaran Lale, şunları kaydetti:

”Öncelikle kullanımı çok kolay olması gerekiyordu. Hem elle çizilirken hem de bilgisayarda kullanılırken kolay olmalıydı. Onun haricinde marka olabilmesi için bazı kriterlerde gerekirdi. İleride promosyon ürünlerine dönük de rahat kullanımı olan bir simge olmalıydı. Ayrıca modern olmalıydı. Dolar ve avronun simgeleri bilinen simgeler. En az onlar kadar bilinir olmalıydı diye düşündük ve çalışmaya başladık.

Tasarımı 3 kişi yaptık ve 1,5-2 ay kadar sürdü. Yapılan tasarımları önce biz kendi içimizde eleyerek 3’e düşürdük. O 3 tasarımı da biraz daha geliştirme adına versiyonlarını yaptık ve o versiyonların içinden de yine kendi aramızda oy birliğiyle 3 tane hazırlayarak gönderdik.”

-”2 çizgi istikrarı ve yükselmeyi gösteriyor”-

Tülay Lale, tasarımda ”T” ve ”L” harflerinin olması ve değerini taşıyacak bir simge olması gerektiğini belirterek, çalışmalarda bunları göz önünde bulundurduklarını ifade etti.

Kendi tasarımlarında, dik ve düz çizginin üzerindeki 2 çizginin daha yatay olduğunu, ancak Merkez Bankasının bunu eğimli hale getirdiğini anlatan Lale, ”Bu 2 çizgi doğu ve batı arasındaki köprüyü de simgeliyor. Bu çizgilere eğim verilmesi, Başbakanımızın söylediği ilerlemeyi gösterdiğini düşünüyoruz. O da istikrarı ve yükselmeyi gösteriyor” dedi.

-”Ekip olarak tarihe geçtiğimizi düşünüyoruz”-

Yarışmanın sonucunun açıklanmasıyla, gününün çoğunlukla televizyon programlarına katılmakla geçtiğini dile getiren Lale, yapılan yorumlara çok fazla bakamadığını ifade etti.

Lale, simgenin ”Tayyip Erdoğan’ın baş harflerine, haç işaretine, Ermeni para birimine ve avroya benzetilmesi” eleştirilerine karşı da ”Bizim mantığımız zaten şuydu; bu simge avro ve dolarla yarışacak bir simge olmalıydı. Herkes, ‘simgeyi gördüğümüzde avro aklımıza geliyor’ diyor ama ben de diyorum ki avro ve doları gördüğünde herkesin aklına TL gelecek” yanıtını verdi.

Bir anda Türkiye’de en çok konuşulan kişilerin başında gelmesini ise büyük bir gurur olarak nitelendiren Lale, bahsedilmenin haricinde ekip olarak tarihe geçtiklerini düşündüklerini, bunun da kendileri için yeterli olduğunu söyledi.

-”Yarışmanın ödülünü ağabeylerime vereceğim”-

Yarışmanın ödülü olan 25 bin lirayı kendi haricinde tasarımı yapan iki kişiye vereceğini belirten Lale, şöyle devam etti:

”O iki kişi Türesin Lale ve Tahsin Lale. İkisi de benim ağabeyim. Biz beş kardeşiz ve beşimizin de isimleri ‘T’ ile soy isimlerimiz de ‘L’ ile başlıyor. Bu anlamda aslında ailemizin isminin paramıza kazındığını düşünüyoruz. İlk iki çocuğun ismi konulurken bir tesadüf olmuş ama annemle babam son üçünü düşünerek koymuşlar. TL’nin simgesini bizim yapmamız belki de yıllar önce yazılan bir kaderdi.”

-”Simgenin tanıtıcısı da olmak isteriz”-

Simgenin çok rahatlıkla promosyon ürünler için de kullanılabileceğini dile getiren Lale, ”Yanlış hatırlamıyorsam eğer yarışma koşullarında simgenin telif hakkının Merkez Bankasında olduğu gibi bir madde vardı, ancak çok net hatırlamıyorum” dedi.

Lale, simgenin markalaşma sürecinde yapılacak tanıtımın da çok önemli olduğunu vurgulayarak, ajans olarak simgenin yaratıcısı oldukları gibi tanıtıcısı da olmak istediklerini ifade etti.

Simgenin çiziminin zor olduğu yönündeki eleştirilere de katılmadığını dile getiren Lale, bu görüşünü simgeyi çizerek kanıtladı.

Diğer Konular

  • Benzer Yazı Yok

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir